DİSK
CHP’nin arka bahçesiydi ama çizgi AKP ye kadar uzandı. Bu adamlar mı işçi
sınıfını temsil ediyor. O zaman işçi sınıfı bu asalaklardan derhal
kurtulmalıdır.16 Haziranda işçilere evinize dönün diyen DİSK yöneticileri bu
gün işçi sınıfının devrimci potansiyellerini düzen içinde tutmakla görevliler. İşçi
sınıfı önce bu sendika bürokratlarından sendikalarını kurtarmalıdır. Kendi
sözünü açıktan hiyerarşisiz özgürce ifade edeceği kendi özgücüne dayalı meşru
fiili mücadeleyi esas alan yeni bir çıkış gerçekleştirmelidir.16 Haziranı o
günkü TÜRK-İŞ genel sekreteri Halil TUNÇ bile" direniş değil ayaklanma
" diyerek yorumlarken devrimciler hala bir direnişten söz ederek sınıfın
devrimci potansiyelini göremeyerek, onu sıradan bir eylem düzeyine indirgemeye
yardımcı oluyorlar. İşçi sınıfının bu tarihsel öneme sahip ayaklanmasının
ciddiyetinin farkına varan İstanbul sermayesi apar topar İstanbul terk etmek, soluğu
Avrupa almak için uçaklarda yer bulamadığı "bir özel " durumda devrimcilik
iddiası taşıyanların işi, işçi sınıfını sakinleştirmek değil devrimci bir
çizgiyi ortaya koymak ve iktidarı alması için işçi sınıfının yolunu açmaktır. Ancak
bu irade o günde bu günde bir anlayış olarak ne yazık ki kendini örgütlü hale
getirememiştir. Sınıf partisinin hem fiili hem iradi olarak olmadığı durumlarda
sınıfın rolünü ancak bu kadar oynayabileceği gerçeğini yaşayarak öğrenmek
devrimcilik olarak tarif edilemeyecek bir durumdur. İşçi sınıfı 16 Haziranda sınıfın
gücünü ortaya koymuştur, ancak bunu anlayan bir muhatap bulamamıştır, İşçi
sınıfını göremeyen popülist devrimci hareketler çözümü dağda arayıp nesnelliği
okuyamadan sonu trajik bitecek bir maceraya atılmışlar, parlamento
sosyalistleri de bu sınıfa öncülük edecek iradeye zaten sahip olmadıklarından
işçi sınıfının öfkesini sakinleştirmeye yardımcı olmuşlardır. İşçi sınıfı
tarihinin bu önemli ayaklanma deneyi kendi sınıfı açısından oldukça
başarılıdır. Burada bir başarısızlık aranacaksa sınıfı devrime taşıyabilecek
güçlerdedir. 16 Haziran başkaldırısı bu gün hala aşılamamış ve ne yazık ki
gerektiği gibi anlaşılamamıştır. Bu günde, bu tarihi deneyimi düzen içi bir
algıyla sendikacıların işçi sınıfını sakinleştirme günü olarak manipüle
ettiklerini söylemek sınıf devrimciliğinin dibe vurduğu bu uzun tasfiye
sürecinin sonucu olarak normalleşmiştir.