Geçen haftanın hak
ihlalleri
(13-19 Haziran 2017)
Memlekette esen ırkçı
rüzgârdan yine Kürt kökenli işçiler nasibini aldı. Ankara’nın Nallıhan
ilçesindeki bir inşaatta çalışmak için Bingöl’den gelen üniversite öğrencisi
F.C. ve beraberindeki 7 işçiye ırkçı bir grup saldırdı. Hendek ilçesinde ise
linçin hedefi Suriyeliler oldu.
Şenal Sarıhan*
İstanbul 14. Ağır Ceza
Mahkemesi’nde karar duruşması görülen ‘MİT TIR’ları görüntülerinin yayınlaması
davasına CHP Milletvekili Enis Berberoğlu ile gazeteci Erdem Gül katıldı. Yurt
dışında olan Can Dündar ise duruşmaya katılmadı. Gizli yapılan ve izleyici
alınmayan duruşmada kararını açıklayan mahkeme Berberoğlu’nun “Devletin gizli
kalması gereken bilgilerini, siyasal ve askeri casusluk maksadıyla açıklamak”
suçundan müebbet hapis cezasına çarptırılmasına hükmetti. ‘Cezanın failin
geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususları, sanık lehine takdiri
hafifletici sebep’ olarak niteleyen mahkeme, Berberoğlu’nun cezasını 25 yıla
indirdi.
BERBEROĞLU’NUN TUTUKLANMASI: SUÇ OLAN HANGİSİ?
Berberoğlu’nun
tutuklanmasıyla tekrar şu sorular gündeme geldi: Türkmenlere insani yardım
götürdüğü iddia edilen MİT TIR’ları haberiyle devletin hangi gizli belgesi ifşa
edilmiştir? “İnsani yardım” devletin neden gizli kalması gereken belgesidir?
Söz konusu olayda ulusal ve uluslararası hukuka göre suç olan silah taşınması
eylemi ise suçu ortaya çıkaracak belgeleri gizlemek TCK.’ya göre “suça iştirak”
değil midir? Haberi yapan gazetecilerden ve belgeleri verdiği iddia edilen Berberoğlu’ndan
“suça iştirak etmesi” mi beklenmektedir?
ADALET TALEP EDEN BİNLERİN YÜRÜYÜŞÜ
Berberoğlu’nun
tutuklanmasının ardından olağanüstü toplanan CHP, Genel Başkan Kemal
Kılıçdaroğlu önderliğinde Ankara’dan Maltepe Cezaevi’ne dek yürüme kararı aldı.
6. gününe giren Adalet Yürüyüşü, hak arayan vatandaşlar için bir platforma
dönüştü. KHK mağdurlarından, tutuklu asker ailelerine, işçilerden gazetecilere
dek bu sistemin mağduru olan herkes Adalet Yürüyüşü’nde bir araya geldi.
‘YARGI BAĞIMSIZDIR DİYEN
ERDOĞAN BUGÜN SAVCILARA TALİMAT VERİYOR’
Öte taraftan
Berberoğlu’nun tutukluluğuna yapılan itiraz İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi
tarafından reddedilirken uzun süre sessizliğini koruyan iktidardan ilk
açıklamalar gelmeye başladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan , Adalet
Yürüyüşü’ne dair “Yargı yarın sizi de davet ederse şaşmayın” sözlerini sar
etti. Erdoğan’ın bu sözleri CHP tarafından “2 gün önce Anayasa’nın 138. maddesi
aklına gelip yargı bağımsızdır diyen Erdoğan bugün savcılara talimat veriyor.
Kılıçdaroğlu’nu gözaltına alın veya ifadeye çağırın diye” sözleriyle
eleştirildi.
NURİYE VE SEMİH ÖLÜYOR!
İşlerini geri almak
talebiyle 224 gündür direnen ve 104 gündür açlık grevi yapan eğitimciler Nuriye
Gülmen ve Semih Özakça’nın açlık grevi, gözlerden uzak dört duvar arasında
sürüyor. Akademisyen Gülmen’in 46 kiloya düştüğü öğrenilirken her iki KHK mağdurunun
da sağlıklarında geri dönülmez hasarların oluşabileceği, kalp yetmezliğinin
başladığı açıklandı.
Öte taraftan Gülmen ve
Özakça’ya destek eylemleri darp ve gözaltılarla bastırılmaya çalışılıyor.
Abluka altına alınan İnsan Hakları Anıtı’nın “cezası” devam ederken , bu hafta
“Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’ya özgürlük” pankartı açan Akdeniz
Üniversitesi’nden 6 gazetecilik öğrencisinin göz altıları 7. gününe girdi.
Özakça’nın annesi Sultan
ve kendisi gibi KHK mağduru eşi Esra’nın başlattığı açlık grevi ise 29. güne
girdi. Aşcı İsmail Erdoğan’ın açlık grevi ise 26. gününde.
GAZETECİLERE YÖNELİK İLK ‘DARBE’ DAVASI
Ahmet Altan ve Mehmet
Altan ile geçtiğimiz Temmuz ayından beri tutuklu bulunan gazeteci Nazlı
Ilıcak’ın, yargılandıkları dava başladı. İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde
görülen davada, Ahmet Altan, Mehmet Altan ve Nazlı Ilıcak hakkında “Anayasal
düzeni ortadan kaldırmaya çalışmak”, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan
kaldırmaya çalışmak” ve “Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni ortadan kaldırmaya çalışmak”
suçlamalarıyla üçer kez ağırlaştırılmış müebbet ve “Silahlı terör örgütüne üye
olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme” suçlamasıyla da 15 yıla kadar hapis
cezası isteniyor.
‘SÜBLİMİNAL MESAJ’ VERMEKLE SUÇLANMIŞLARDI
İddianamede, Ahmet Altan
hakkında kapatılan Taraf gazetesinin genel yayın yönetmenliğini yaptığı dönemde
çıkan bazı haberler, 14 Temmuz tarihinde katıldığı bir televizyon programında
yaptığı yorumlar, HTS kayıtları ve tanık ifadeleri gerekçe gösterilirken,
Mehmet Altan hakkında ise iki köşe yazısı, Ahmet Altan ve Nazlı Ilıcak’la 14
Temmuz’da katıldığı televizyon programında söylediği sözlerin “sübliminal
mesaj” sayılması, tanık ifadeleri, delil olarak yer alıyor. Altanlar ve
Ilıcak’la birlikte 15 kişinin daha yargılandığı dava, gazetecilerin 15 Temmuz
darbe girişimine “iştirak etmekle” suçlandıkları ilk dava olma niteliği
taşıyor.
46 GAZETECİNİN İPTAL EDİLEN PASAPORTLARI BİR KEZ DAHA İPTAL EDİLDİ
Yapılan haberler,
röportajlar ve basın notlarının delil olarak görüldüğü “KCK Basın” davasında
yargılanan 46 gazetecinin pasaportu ikinci kez iptal edildi. Mahkemenin bir
önceki heyetinin daha önce pasaportlara el koyma kararı yeni atanan heyet
tarafından yinelendi.
İstanbul 3’üncü Ağır Ceza
Mahkemesi, bir önceki heyetin, gazetecilerin pasaportlarının iptal edilmesine
yönelik karar olmasına rağmen yeni heyet İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne yazı
yazarak, gazetecilerin pasaportlarının Kanun Hükmünde Kararname kapsamında
iptal edilmesini ikinci kez istedi.
GAZETECİ TÜRFENT DAVASINDA, TANIKLAR, İFADELERİNİN İŞKENCE ALTINDA ALINDIĞINI SÖYLEDİ
Hakkari Yüksekova’da
sokağa çıkma yasakları döneminde yaptığı haberler nedeniyle 13 ay önce
tutuklanan gazeteci Nedim Türfent’in ilk duruşması görüldü. 20 tanığın
ifadesine dayanarak tutuklanan Türfent’in davasının ilk duruşmasında dinlenen
13 tanıktan 12’si ifadelerini işkence altında verdiklerini söyledi. Duruşmada
savunma yapan Türfent de “Ben gazeteciyim mesleğimin gereğini yaptım.
Gazetecilik suç değildir” dedi. 9 aydır tutuklu olan Türfent’in tutukluluk
halinin devamına karar verildi.
SADECE ‘ŞEHİT’KEN ‘MAKBUL’
OLANLAR!
Son bir ayda askeriyede
yaşanan zehirlenme olaylarına bir tane daha eklendi. Dördüncü zehirlenme
vakasının adresi yine Manisa oldu. 1’inci Piyade Eğitim Tugay Komutanlığı Albay
Arif Seyhun Kışlası’nda bir gün arayla iki zehirlenme yaşandı. Önce 69,
ardından akşam yemeğinin ardından 731 asker zehirlendi.
Hastaneye kaldırılan
askerlerin sözleri ise hangi koşullarda “zorunlu hizmet”lerini yaptığını ortaya
koydu. “Şimdi oraya gideceğiz, biz orada dayak yiyeceğiz… Odaya geçip dayak
yiyeceğiz”, “Tabletler kirli geliyor, sabunlu geliyor. Elimiz kayıyor
tabletlerden, hep sabunlu geliyor. Biz böyle yemek yiyemiyoruz. Çekiyoruz,
dayak yiyoruz” ve “Kantinden yemek yiyeceğiz, kantini kapatıyorlar. Karargahtan
değil, yemek şirketinden şikayetçiyiz” ifadelerini kullanana askerler hakkında
disiplin soruşturması açıldığı haberleri de basına yansıdı.
MECLİS’TE OLAYIN ARAŞTIRILMASINI AKP ENGELLEMİŞTİ
23 Mayıs’ta, Manisa 1’inci
Piyade Eğitim Tugay Komutanlığı’nda gıda zehirlenmesi şüphesiyle 1049 asker
hastanelik oldu. 1 er şehit olmuştu. 27 Mayıs’ta Manisa’da 70, 11 Haziran’da
Diyarbakır’da 11 asker yemekten zehirlenmişti. 16 Haziran’da ise 69 asker
hastanelik olmuştu. Manisa’daki
olayın ardından bir zehirlenme haberi ise Kastamonu’dan geldi. Kastamonu 5’inci
Jandarma Eğitim Alay Komutanlığı’nda sekiz asker zehirlenme belirtileri
nedeniyle hastaneye kaldırıldı.
CHP vekillerinin 12
Haziran’da, Meclis gündemine taşıdığı olaylar için talep edilen Meclis
araştırması AKP’nin oylarıyla reddedilmişti.
ZIRHLI ARACIN EZDİĞİ YAŞLI KADININ KARDEŞİ: ‘GİT ABLANIN PARÇALARINI TOPLA’
Diyarbakır’ın Lice
ilçesinde askeri zırhlı araç, sokakta yürüyen Pakize Hazar isimli yaşlı bir
kadına çarptı. Yaşlılık maaşı almaya giderken ezilen Hazar, olay yerinde
yaşamını yitirirken olay yerinde bulunan kardeşi Hasret Yaşarer, polisin
kendisine siyah bir poşet vererek, 1 metrelik alana dağılan ablasının uzuvları
için “Git kardeşinin parçalarını topla” dediğini iddia etti. 85 yaşındaki
kardeşinin parçalanmış bedenini yoldan toplayan Hasret Yaşarer ise 80 yaşında.
10 AYDA 7 KİŞİ
En son 4 Mayıs 2017 gecesi
Şırnak’ın Silopi ilçesine bağlı Karşıyaka mahallesinde devriye gezen polislerin
kullandığı zırhlı bir aracın bir evin duvarını yıkarak içeri girmesi sonucu
Furkan Yıldırım ve kardeşi Muhammed Yıldırım adındaki iki çocuk hayatını
kaybetmişti. Basında yer alan bilgilere göre, sadece son 10 ayda 7 kişi zırhlı
polis ya da asker araçlarının altında kalarak yaşamını yitirdi.
‘TERÖRİST’ OLDUĞU İDDİA EDİLEN KÖYLÜLERİN SUÇSUZ OLDUĞU ORTAYA ÇIKTI
9 Haziran’da gözaltına
alınan ve işkenceye uğradığı fotoğrafları “teröristler yakalandı” manşetleriyle
sosyal medyadan servis edilen köylüler serbest bırakıldı. Van’ın Gevaş
ilçesinde mantar toplamaktan dönerken gözaltına alınan ve işkenceye
uğradıklarına dair fotoğrafları yayımlanan yurttaşlar, serbest bırakıldı.
12 YAŞINDAKİ KAZANHAN İÇİN VERİLEN İNDİRİMLİ CEZA UYGUN BULUNDU!
Nihat Kazanhan’ın
öldürülmesine ilişkin sanık polise verilen ceza, Bölge Mahkemesi’nce onandı.
Sanık polis 13 yıl 4 aylık indirimli ceza aldı.
Cizre’de öldürülen 12 yaşındaki Nihat Kazanhan’ın ölümüne ilişkin yerel mahkemenin
sanık polise verdiği 13 yıl 4 aylık indirimli cezayı onaylayan Gaziantep Bölge
Mahkemesi, diğer sanık polislere 6’şar aylık verilen ve ertelenen cezanın da
usul ve yasaya uygun olduğuna hükmetti. 11 Kasım 2016 tarihinde Cizre Ağır Ceza
Mahkemesi’nde görülen davanın son duruşmasında tutuklu özel harekat polisi
M.N.G.’ye “kasten adam öldürme” suçundan müebbet hapis cezası verilmiş, daha
sonra sanığın suçu “tahrik” altında işlendiğine kanaat getirilerek ceza 16 yıla
indirilmişti. Yine sanığın yargılama süresi boyunca olumlu davrandığına kanaat
getiren mahkeme heyeti, verilen cezada 1/6 oranında indirime giderek, cezayı 13
yıl 4 aya düşürmüştü.
LİNÇ KÜLTÜRÜ TIRMANIYOR!
Memlekette esen ırkçı
rüzgârdan yine Kürt kökenli işçiler nasibini aldı. Ankara’nın Nallıhan
ilçesindeki bir inşaatta çalışmak için Bingöl’den gelen üniversite öğrencisi
F.C. ve beraberindeki 7 işçiye ırkçı bir grup saldırdı. İddialara göre;
işçilere demir sopalar ve coplarla saldıran 100 kişilik grup işçilere işkence
yaptıktan sonra tüm işçileri inşaat dışına çıkartarak İstiklal Marşı okuttu.
HENDEK’TE SURİYELİLER HEDEFTİ
Hendek ilçesinde ise
lincin hedefi Suriyeliler oldu. 2. Organize Sanayi Bölgesinde bulunan bir
fabrikada Suriyeli genç ile fabrika bölüm sorumlusu arasında çıkan tartışma
sonrasında, Hendek ilçe merkezinde toplanan yüzlerce kişi, yoldan geçen 6
Suriyeli sığınmacıyı darp etti. Ardından Suriyeli ailelerin kaldığı evlere
yönelen kalabalık, 3 eve zorla girerek içeride bulunanlara linç girişiminde
bulundu.
YANGINDAN SADECE ÇOCUK MU SORUMLU?
Adana Kürkçüler Cezaevi
çocuk koğuşunda çıkan ve üç çocuğun ölümüne neden olan yangınla ilgili davanın
ilk duruşması Adana 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Kasten öldürme
iddiası ile hakkında 93 yıla kadar hapis cezası istenen 13 yaşındaki R.K.
“rehabilitasyon koğuşu” denen ve hücre benzeri, havalandırması olmayan koğuştan
kurtulmak için yangın çıkardıklarını anlattı. Davanın sadece yangını çıkarma
eylemine odaklanması, yetkililerin olaydaki sorumluluğunun gözardı edilmesi ise
tepki topladı.
AKKUYU DA ‘MİLLETE KÜFREDEN’ CENGİZ’İN OLDU
AKP’nin doğa
katliamlarının önünü açan politikaları kesintisiz devam ediyor. Zeytinlik
arazilerine göz diken tasarının ardından çevrecilerin karşı çıktığı Akkuyu
Nükleer Santrali’ne üretim lisansı verildi.25
Haziran 2015 tarihinde önlisans verilen santrale 15 Haziran 2017 tarihi
itibariyle yürürlüğe girmek üzere 49 yıl süreli üretim lisansı verilmesinin
ardından AKP hükümeti dönemiyle yıldızı parlayan Cengiz, Kolin ve Kalyon şirketleri
şimdi de çevrecilerin karşı çıktığı Akkuyu Nükleer Santralı’na ortak olacağı
ortaya çıktı. Kalyon
Holding geçen aylarda Konya’da kazandığı büyük güneş enerjisi santrali ihalesi
ile gündeme gelmişti. Kalyon Holding de Üçüncü Havalimanı’nın ortaklarından.
Kolin İnşaat ise Manisa’nın Soma ilçesinin Yırca köyünde yapmak istediği termik
santral projesi Türkiye’nin gündemine oturmuştu. Cengiz
İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Cengiz’i kamuoyu, millete ettiği küfürle
tanıyor.
KHK İLE İHRAÇ EDİLENLERE
ÖĞRENCİLİK DE YASAKLANDIUludağ Üniversitesi Fen
Bilimleri Enstitüsü Müdürlüğü Lisansüstü Başvuru Koşulları’nda yer alan maddede
üniversitenin OHAL kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler ile ihraç
edilen kamu çalışanlarının OHAL süresince öğrenci olarak kabul etmeyeceğine
ilişkin senato kararını açıkladı.Üniversitelerde daha önce ihraç edilen Barış
Akademisyenleri’nin doçentlik başvurularının kabul edilmediği de ortaya
çıkmıştı.
ONUR YÜRÜYÜŞÜ’NE TEHDİT
ONUR YÜRÜYÜŞÜ’NE TEHDİT
Alperen Ocakları, 25
Haziran’da Taksim’de yapılacak olan ve her yıl düzenlenen Onur Yürüyüşü’nü
hedef alarak tehditler savurdu. “Devlet eğer müsaade ederse biz müsaade
etmeyeceğiz, biz yürütmeyeceğiz… İstesek 200 bin kişi de buluruz” ifadelerini
kullandı.
Alperen Ocakları Vakfı
İstanbul İl Başkanı Kürşat Mican, son dönem revaçta olan “kokteyl “
tanımlamalarına özgün bir katkı da bulunarak ve LGBTİ+’ların ‘ahlaksızlığı
yaymaya çalıştığını’ ve bunun ‘kapitalist, komünist, emperyalist güçlerin bir
projesi olduğunu’ iddia etti. Ve tabii ki Ocaklar’a dair ne “halkı kin ve
düşmanlığa tahrik etmek”ten ne de “nefret” suçundan soruşturma açılmadı.
KIZININ CENAZESİNE KATILMASINA İZİN VERİLMEDİ
Adalet Bakanlığı Menemen Cezaevi’nde FETÖ’den tutuklu olan eski Tire Milli Eğitim Müdürü Mehmet Ali Ölçer’e intihar eden üniversite öğrencisi kızının cenazesine katılmasına, mevzuatta tanınana bir hak olmasına rağmen izin verilmediği ortaya çıktı. Boğaziçi Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği son sınıf öğrencisi 21 yaşındaki Tuğçe Ölçer, OHAL döneminde ailesinin ve kendisinin maruz kaldığı baskılara dayanamamış ve hayatına son verdiği iddia edildi. Ölçer’in intiharıyla birlikte OHAL nedeniyle intihar edenlerin sayısı 38’e yükseldi.
DİN GÖREVLİSİ CİNSEL
İSTİSMARDAN TUTUKLANDI
Cinsel istismarda bu hafta
öne çıkan olaylardan biri Tokat’ta yaşandı. Türkiye Diyanet ve Vakıf
Görevlileri Sendikası (Diyanet-Sen) Şube Başkanlığı yapan ve emekli olan 53
yaşındaki din görevlisi, 5 yaşındaki çocuğa cinsel istismarda bulunmaktan
dolayı tutuklandı.
12 YAŞINDAKİ ÇOCUĞU HAMİLE
BIRAKAN ADAMA ‘İYİ HAL’ İNDİRİMİ
Evli ve 2 çocuk babası Güven Y. Bir dönem birlikte yaşayıp ayrıldığı kadının 12 yaşındaki kızına tecavüz etmesi nedeniyle yargılandığı davada iyi hal indirimi aldı. Adam, 12 yaşında anne olmak zorunda kalan çocuğa tecavüzünü “15 yaşında biliyordum” diye meşrulaştırmaya çalıştı.
TÜRKİYE’NİN HUKUKLA İMTİHANI: EVSİZ SANIĞA EV HAPSİ!
Bu hafta hukuk tarihimize ilginç bir daha eklendi. İstanbul’da uyuşturucu satmak ve kullanmak suçundan ‘ev hapsi’ cezası verilen Barış Alkan isimli bir kişi, kendisine verilen cezayı Kadıköy Söğütlüçeşme’de Metrobüs Durakları arkasında bulunan metal levhalarla çevrili alanda çekiyor. Zira Alkan evsiz! Polisler de İstanbul Anadolu 5. Sulh Ceza Hakimliği’nin CMK 109/3 J maddesi gereğince, ‘Konutu terk etmemek suretiyle Adli Kontrol Tedbir”i uygulanması kararını denetliyor.
*CHP Ankara Milletvekili –
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkan Vekili