GÜNDOĞDU'DA VİCDAN VE ADALET NÖBET EYLEMİ'NE
ÇİMLERDE İÇEN ÖZGÜRLÜK YANLILARI İZMİRLİLER DUYARSIZ KALDI!
ERTUĞRUL KÜRKÇÜ DEĞERLENDİRDİ:
ÇİMLERDE İÇEN ÖZGÜRLÜK YANLILARI İZMİRLİLER DUYARSIZ KALDI!
ERTUĞRUL KÜRKÇÜ DEĞERLENDİRDİ:
'Başörtüsü serbestisinden başörtüsü mecburiyetine'
İzmir Gündoğdu
Meydanı'ndaki Vicdan ve Adalet Nöbeti'nin üçüncü günü geride kaldı. Alanda
konuştuğumuz HDP Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, İzmirlilerin destek konusunda
zayıf olduğunu söyledi ve ekledi: "Bu durum; görünürdeki modernliğin,
aslında göründüğü gibi olmadığına ve radikal muhalefet söz konusuysa
diktatörlükle muhalefet arasında eşit mesafede kalabileceğine dair bir işaret
olduğu için önemli..." Kürkçü ayrıca, yeni eylem biçimleri buldukça halkın
daha derinlerine ulaşmanın mümkün olduğunu da söyledi.
‘YENİ
EYLEM BİÇİMLERİ GELİŞTİRİLMELİ’
Vicdan ve Adalet
Nöbeti’nde bulunan İzmir milletvekili Ertuğrul Kürkçü de Gazete Duvar’a
konuştu. Pazar günü buradan ayrılacaklarını ifade eden Kürkçü “Bundan sonraki
adımlarımızda eylemi yerelleştirdikçe insanların ne istediklerini ve neye hazır
olduklarını öğrenmek ve böylece yeni eylem biçimleri bularak daha derinlere ulaşmak
mümkün olacak’’ dedi.
‘HİÇ GELMEMİŞ
OLMAMIZI, BURADAN GİTMEMİZİ İSTİYORLAR’
Nöbet boyunca
yaşadıkları baskının, İzmir’in Diyarbakır’dan farkının olmadığını gösterdiğini
dile getiren Kürkçü “Bu baskının altında aynı şey yatıyor: Diktatörlük.
Diyarbakır’da sömürgecilikle birlikte yaşandığı için gizlenemiyor ama İzmir’de
sanki böyle değilmiş gibi bir hava vardı. Halbuki aynı baskı… Hatta Vicdan ve
Adalet Nöbeti’ne karşı burada vilayetin tutumu Van’dan bile geri… Bizi çıplak
güneş altında bırakmak için tenteleri yasakladılar; bu İzmir gibi bir yerde
ölüm tehlikesi demekti. Daimi bir ses sistemi için dövüşmemiz gerekti; elektrik
alınmasını engellediler. Açıkçası onlar sadece hiç gelmemiş olmamızı, buradan
gitmemizi istiyorlar… Kısacası Türkiye’de tutarlı tek şey, diktatörlüğün her
yerde aynı uygulanması.
‘İNSANLAR AYNI,
DÖNEM FARKLI’
“Ancak asıl soru,
İzmirliler bunu gördü mü? Gündoğdu alanı, çimenlikler İzmirlilerin övündükleri
modern bir dinlenme yeri, boş zaman mekânı. Fakat buranın müdavimi binlerce
insan, nöbetin ilk gününden beri nöbet alanını, bu mekanın orta yerinde
ağrıtmadıkça unutabilecekleri bir diş çürüğü gibi gördüler. Görünürdeki
modernliğin, aslında göründüğü gibi olmadığına ve radikal muhalefet söz
konusuysa diktatörlükle muhalefet arasında eşit mesafede kalabileceğine dair
bir işaret olduğu için önemli bu… Bu topyekün bir suçlama hiç değil. Bir
saptama. Daha önce bu meydanda yaptığımız mitinglerde buradan gelip geçenlerin,
oturanların pasif de olsa meydanın heyecanına, kaygısına, coşkusuna eşlik
ettiğine tanık olmuştuk. İnsanlar aynı, ama dönem farklı… Bu, politik bilinçte
bir tutulma işareti olduğu için önemli işte. AKP’nin yanına geçmiş olmasalar da
diktatörlüğe karşı koyuşta motivasyon üretme konusunda bir gerileme var. Gerçi
ilk günden itibaren sımsıcak bir ilişki doğması söz konusu olamazdı… Zaten
nöbetin ve ‘vicdan ve adalet’ çağrısının varlık nedeni de buydu. Ama eylemi
çeşitlendirmemiz, yeni iletişim yolları bulmamız ve çoğaltmamız gerektiğini
görmüş olduk.
‘ÖRGÜTLÜ TOPLUM HÂLÂ
ÇOK ATAK’
“Tüm amacımız,
insanları geri çekildikleri o konumlardan yeniden itiraza çağırmak. Yoksa hiç
hazır olmadıkları şeylerle yüzleşmek zorunda kalabilirler. Erdoğan rejimi
başörtüsü serbestisinden başörtüsü mecburiyetine geçmeyi dayattığında çok geç
kalınmış olabilir. Kılıçdaroğlu bugün nihayet dokunulmazlıkların kaldırılmasını
onaylamaktan farklı bir yola girdiği için cezalandırılmaya çalışılıyor.
Kılıçdaroğlu’na oy veren bu insanlar buna ne tepki verecek? Ben bu kitleden
daha enerjik bir itiraz bekliyorum. Gerçekleşme ise daha geride. Diğer yandan
CHP’li vekiller ve CHP’ye destek veren topluluklar başından beri nöbet alanına
geliyor. Örgütlü toplum hâlâ çok atak… Ancak pasif seçmenlerle örgütlü
topluluklar arasında hala aşılması gereken bir mesafe olduğunu da görüyoruz.
“Pazar günü buradan
ayrılıyoruz. Herhangi bir vahametle karşılaşmadan buradan ayrılacağımızı
umuyoruz. Bu nöbet bitecek ama muhalefeti toparlayıncaya dek yeni eylem
biçimleri bulmak için çalışmaya devam edeceğiz. Birçok tecrübe yaşadık. Bundan
sonraki adımlarımızda eylemi yerelleştirdikçe insanların ne istediklerini ve neye
hazır olduklarını öğrenmek ve böylece yeni eylem biçimleri bularak daha
derinlere ulaşmak mümkün olacak.”